ZORLUKLAR VE ÇİLE İNSANLARI DİNE YÖNELTİR
Milli Gazete 22/2/2008
Allah dünya hayatında insanları çeşitli şekillerde dener. Hastalık, yokluk, fakirlik, açlık, susuzluk dünyadaki imtihanın birer parçasıdır. Allah bir Kuran ayetinde şöyle bildirmektedir:
Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele. (Bakara Suresi, 155)
Özellikle çile çekmek insanın ruhunu inceden inceye eğitir. Çile çeken, zorluklara göğüs gerebilen, her an her istediğine kavuşamayan bir insan başkalarına göre daha ince düşünceli, daha sabırlı, daha hoşgörülü, daha olgun olabilir. Dünyanın geçici olduğunu, insanın bir gün mutlaka ölümle karşılaşacağını, dolayısıyla bu dünyada bulunmasının bir amacı olduğunu daha derin şekilde kavramaya başlar ve bundan sonraki hayatını bu bakış açısına göre sürdürür. Bu gibi insanlar mal, mülk, makam, mevki gibi dünyevi değerlerin geçiciliğini çok daha iyi fark edebilir ve güzel ahlaklı olmaya daha yatkın hal gelebilirler.
Bir Orta Afrika ülkesi olan ve yıllarca başka devletlerin boyunduruğu altında ezilen Ruanda’da insanların İslam’a yönelmelerinde; Kuran’ı okumak ve öğrenmek için gösterdikleri şevk ve heyecanda uzun yıllardır gördükleri zulmün, çektikleri çilenin etkisi gözardı edilemez. Bir safsatadan ibaret olan evrimci mantığın yönlendirmesiyle Batılı devletler tarafından adeta ikinci, hatta üçüncü sınıf vatandaş olarak kabul edilen ve ona göre muamele gören Ruanda halkı için de, yaşadıkları sıkıntıların hepsi Allah’ın onların kaderinde takdir etmiş olduğu birer imtihandır. Tabii ki dünyanın her neresinde olursa olsun hiçbir insanın bir savaş ve kargaşa ortamı içerisinde işkenceye uğraması, zulüm görmesi, açlık, yokluk içinde yaşaması vicdanen kabul edilemez. Tüm bu adaletsizliklere karşı fikren mücadele etmek, bu adaletsizliğin temelinde yer alan bozuk ideolojileri, inançları, mantıkları yerle bir etmek her Müslümanın üzerine önemli bir sorumluluktur. Ancak olaylara hayır gözüyle bakmak da Kuran’ın müminlere kazandırdığı önemli vasıflardan biridir. Allah bir ayette ''…Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.'' (Bakara Suresi, 216) buyurmaktadır. Çektikleri zorluklar ve çileler sonucunda Ruanda halkının %15’inin İslamiyet’i kabul etmesi ve insanların Kuran’a yönelmeleri şüphesiz ki çok büyük bir hayır ve güzelliktir.

Ruanda’da Müslümanlar güzel ahlaklarıyla hükümetin de güvenini kazanmışlar, devletin kendilerine tahsis ettiği arazilerde camiler, okullar inşa edebilme imkanına sahip olmuşlardır. Müslümanların okuduğu okullarda %40 oranında Müslüman olmayan öğrenciler de öğrenim görmektedir. Hıristiyan aileler, bu okulları tercih etmelerinin nedeni olarak da, Müslümanların güvenilir ve ahlaklı çocuklar yetiştirmelerini öne sürmektedirler.
http://www.ihlas.net.tr/detail.asp?id=55663


0 Comments:
Post a Comment
<< Home