İSLAM’IN BEKLENEN BAHARI ÇİN’DE BAŞLADI
Özellikle son yıllarda tüm dünyada insanlar dine yönelik bir uyanış içindeler. Amerika’dan Rusya’ya, Avrupa’dan Çin’e kadar dünyanın hemen her bölgesinde dini değerlere ve mukaddesata yoğun şekilde yöneliş var. Gazetelerde, internet sitelerinde her gün insanların materyalist, evrimci düşünceden uzaklaştıklarına, İslam ahlakının vesile olduğu sevgi, saygı, şefkat, merhamet, kardeşlik, fedakarlık, yardımseverlik gibi manevi güzellikleri önemli gördüklerine dair haberler çıkıyor. Almanya, Fransa, İsviçre gibi ülkelerde yapılan anketlerde, evrime inanmadıklarını ve Allah’ın varlığına iman ettiklerini söyleyen insanların oranı %90’lara ulaşmış durumda. İnsanlar Allah’ın adını daha çok anıyorlar, Allah’a dua ettiklerini, Allah’ın kendilerine verdiklerine şükrettiklerini açık açık dile getiriyorlar. İnsanlar sadece maddeye değer veren materyalist bir yaşantının kendilerine getirdiği iç sıkıntısından, sevgisizlikten, güvensizlikten kurtulmak istiyorlar. Istedikleri herşeye de sahip olsalar, böyle bir sistemde gerçek mutluluğun yaşanamadığını herkes farketmeye başladı. Yüzyıllardır sahte telkinlerle, tüm canlılığın tesadüflerle oluştuğu yalanlarıyla insanların adeta puslanan beyinleri, şuurları hızla açılıyor. İnsanlar herşeyi yaratanın Yüce Rabbimiz olduğunu; dinimizin akılcılığını, güzelliğini, insanın ruhunda oluşturduğu huzuru, rahatlığı görmeye başladılar. Bu da İslam ahlakının çığ gibi yayılmasına vesile oluyor. 
Bu güzel değişimin yaşandığı yerlerden biri de Çin. Dünyanın en kalabalık nüfuslu ülkesi olan Çin’de
komünist rejim hakim olmasına rağmen, 1980 yılından sonra Müslümanlar dinlerini daha rahat yaşamaya başladılar. Çin’de günümüzde 20 milyondan fazla Müslüman yaşıyor. Çin’deki camilerin sayısı ise 3000 civarında. Eskiden dini yayınların tamamen yasak olduğu, hatta dini özgürlüklerin tamamen kısıtlandığı bu ülkede şu anda başta Kuran-ı Kerim olmak üzere Çince’ye çevrilmiş pek çok İslami kitap, dergi yayınlanıyor. Çin’deki Müslümanlar günden güne dinlerini daha rahat yaşayabilme, ibadetlerini özgürce yapabilme imkanına kavuşuyorlar. Sadece geçtiğimiz sene Çin’den Hacca giden Çinli Müslümanların sayısının 9600 olması da, Çin’de İslamiyet’in ne kadar hızlı yayılmaya başladığını bize müjdeliyor. Ayrıca 9 tane İslam üniversitesinin kurulmuş olması, dünyanın her yerinde İslam’a karşı oluşan yumuşamanın bütün dünyanın hizmetine sunulmuş olan internet erişimine bile yasaklama getiren, demokrasiden bu denli uzak ve katı kuralları olan Çin’de de oluşmaya başladığının bir delili olarak görülebilir.
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in hadislerinde müjdelediği ahir zamanda yaşıyoruz. Bu dönem çok kutlu, şerefli bir dönem. Allah’ın izniyle Hz. İsa ikinci kere yeryüzüne gelecek. Hz. Mehdi gelecek. Bu iki mübarek şahsın vesilesiyle İslam ahlakı bütün dünyaya hakim olacak (Allah’ın izniyle). Dünyada barış, kardeşlik, huzur, sevgi, bolluk, bereket her yere yayılacak. Ülke ülke yaşanan bu dine yönelişler İslam ahlakının dünya çapında hakim olmaya başladığının da güzel bir delili inşaAllah.Peygamberimiz (sav)’in bir sözünden böyle kutlu bir dönemde yaşamanın ne kadar kıymetli olduğu da çok açık şekilde anlaşılmaktadır:
“… Küçükler keşke ben büyük olsaydım, büyükler de keşke ben küçük olsaydım diye temenni ederler... İyi insanların iyiliği artar, kötülere karşı bile iyilik yapılır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 17)

0 Comments:
Post a Comment
<< Home